5/6/2009 - ELLER VAR, ELLER ELLER...

Karıştırıcıdır. Her şeyi karıştırır. Münasebetsiz ellerdir bu eller. Olur olmaz yere sokulur. Girmemesi gereken yerlere girer. Karıştırıcı eller, pislikten kurtulmaz. Çünkü karıştırma aşkı her şeyi kapsadığı için, bunlar arasına pislik de girer. Bu tür eller bulaştığı pisliğin faturasını kendi karıştırıcılığına kesmez. “Oralarda ne arıyordun?” diyene, “Öyle her şeyi ve her yeri karıştırırsan, boyuna kadar necasete batarsın” diyene söyleyecek bir sözü yoktur.
Eller var. Düzenleyici ve düzelticidir. Çapak gördüğü göze yumruk olmaz. Kimseye hissettirmeden, bir ana şefkatiyle o çapağı alır. Yüzün ve gözün güzelliğini çapağa feda etmez. Değdiğini bozmaz, düzeltir. Düzelteceğim diye “düz” hatta “dümdüz” etmez. Çünkü bu eller, amuda kalkıp da dünyayı düzeltme iddiasına soyunan “ters”lerin elleri değildir.
Eller var. Hiçbir taşın altına girmeye yanaşmaz. Nice taşlar, kayalar, dağlar kaldırılır. O pamuk eller arazi olmuş, ortalardan tüymüştür. Ara ki bulasın. Israrla o elleri arar gözleriniz, ama yok. Sıkıntıya gelemez pamuk eller. Fakat dağlar gibi taşları taşımaktan yorgun ve bitap düştüğü için ayağı sürçenleri, tökezleyenleri görmeye görsün bu eller. Hemen ovuşturma vaziyetine girerler. Utanmadan yakasına sarılır, tokatlamaya yeltenirler. Utanmaz eller. Taşın altına sokmaya gelince toz olan bu eller, yakaya sarılmaya gelince aslanpençesi kesilir. Kırılası eller o eller.
Eller var. Pamuk değil, nasır tutmuştur. Neden olacak? Elbet, her yarım kalmış yükün altına girdiği için. Her hayırlı teşebbüsün ucundan tuttuğu için. Her yükü ağıra el atığı için. Her yolda kalmışın kolundan tutup kaldırdığı için. Her dermanı tükenmişe derman kattığı için. Öpülesi eller o eller. Eller var. Vuracağı yeri bilmez, duracağı yeri bilmez. Kabarmış bir koltuğun elleridir bunlar. Sürekli tokat halinde gezer. Hiçbir şey bulamazsa, havayı tokatlar, suya yumruk atar. El ele vermişler zincirine girip, diğer ellerle birleşmez bu eller. Aksine birleşmiş elleri çözüp ayırır, kırıp koparır. Kırıp koparacağı başkalarının eli tükenirse, bu kez kendi ikizine yönelir, onu kırar, ona vurur.
Eller var. Vuracağı yeri de bilir, duracağı yeri de. Dostu da tanır, düşmanı da. Yalnız dosta değil, düşmana bile rahmettir o eller. Yara sarar, ayıp örter. Bir ananın elleri gibi, okşayacak yetim, yaşını silecek öksüz, sıvazlayacak kırık yürek arar. Yıkılmışları yapar, dağılmışları toplar, yarımı tamamlar, tamamı kucaklar, ayrılanı birleştirir, birleşeni sıklaştırır.
Eller var. Her önüne gelenden bir şeyler ister. Hiç işe girişmez, hep beleşe girişir. Sürekli istemek için açılır. Almaya bayılır, vermekten nefret eder. Bu ellerin bildiği tek dua “Rabbena hep bana”dır. Böyle elleri bin kez de doldursanız, bin birinciyi ister. Hapsini de kendi cebine boşaltır. Başka elleri de görmek gibi bir derdi yoktur. Bencil eller bu eller.
Eller var. Hep almaz, ama hep verir. İddialı değildir, fakat kararlıdır. O elleri herkes ortalarda görmez. Muhatabının gözüne sokulmaz. Alkışı hak edeni alkışlamaktan çekinmez, fakat kendisi alkış istemez. Verirken görünmemek için köşe bucak saklanır. O eller, bir Allah´tan ister, başkasından istemektense taş kesilmeyi tercih eder. Fedakâr eller o eller.
Eller var. Sürekli bedduaya durur. Bedduaya duran, suizanna ayarlı, kara yüreklere bağlı eller bunlar. Armudun sapı der, beddua eder. Üzümün çöpü der, beddua eder. Kusursuz kadı kızı arar, fakat kendisi pür-taksirdir. Herkese beddua için açılan bu uğursuz eller, herkesin ellerinin kendisi için duaya kalkmasını bekler. Bunu bulamadığında da yumruk olur, sağa sola saldırır. Haddini bilmez, kadir bilmez eller.
Eller var. Sürekli duaya durur. Peygamberlerin ellerinden bir hisse kapmıştır. Dostlarına değil sade, düşmanlarına bile duaya durur. Sevdiği güllerin dikenleri tarafından kanatılınca, gülü kökünden sökmeye kalkışmak gibi bir cinayet işlemez bu eller. Aksine, gülünü sevdiği için, kendini kanatsa da, dikenini de sever. İçinde hayır olan bir yüreğe bağlı eller bunlar. İçinde umut ve sevgi olan bir yüreğe bağlı eller… Ellerinize bakın, kendinizi tanıyın! Zira onlar, sizin aynanızdır.
Allah´ım! Ellerimizi bırakma!
Mustafa İslamoğlu
|
|
Yorum yaz!
|
19/7/2009 - eselam... |
Yazan: canahmedimsav |
"Yâ Rab, kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabul et!"
İşte yüce dergâhına geldik; boyun büküyor, huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyor, affına iltica ediyoruz. Eğer biz kullarını kapından uzaklaştırırsan, biz gidip hangi kapıya sığınabiliriz?! Şayet huzurundan kovacak olursan biz kime yalvarırız?!
Bütün âlemleri yaratan ve ayakta tutan Rabb'imize, zerrât-ı kâinat adedince hamd ve şükür, Peygamberler Serveri Efendimiz'e, diğer enbiya-i izâma, melâike-i kirama, ehl-i beyte ve Hakk'ın bütün sadık kullarına da deryalardaki su damlaları, çöllerdeki kum taneleri adedince salât ü selam olsun.
Rabbimiz, işlediğimiz hatalar ve günahlar ruhumuza zillet urbası giydirdiler. Bir de Sen'den cüdâ düşünce kendimizi bütün bütün meskenet libasının içinde bulduk ve hadd ü hesaba gelmez, kocaman kocaman kabahatlerimiz hep kalbimizi kararttılar.
Bahtına düştük, ey biricik Matlûb'umuz, Maksûd'umuz, Mahbûb'umuz; ne olur, tevbelerimizi kabul, kalblerimizi de ihya buyur! Buyur ki, günahlarımızı affedebilecek, yaralarımızı sarıp tedavi edebilecek Sen'den başka hiçbir kimse bilmiyoruz.
İşte yüce dergâhına geldik; boyun büküyor, huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyor, affına iltica ediyoruz. Eğer biz kullarını kapından uzaklaştırırsan, biz gidip hangi kapıya sığınabiliriz?! Şayet huzurundan kovacak olursan biz kime yalvarırız?!
Ey en büyük günahları bile bağışlayan ve en büyük kusurları, eksikleri bile sarıp sarmalayan Rabbimiz! Sen'den, en kahredici günahlarımızı bile bağışlayıp yok saymanı, yüzümüzün karası suçlarımızı örtmeni, kıyamet gününde affının ve gufranının serinliğinden ve bağışlayıcılığının güzelliğinden bizleri mahrum etmemeni diliyoruz.
ALLAH'ım, Sen'den her işimizde sebat, Kur'an yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme. İtaatte bulunanlara bol bol karşılık ver, Sana baş kaldıranlara da doğru yolu göster. Muzdariplerin dualarını lütfunla şad eyle. Hasta ruhlara hususi muamelede bulun, küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiçbir yerde muzlim bir nokta..!
Ey güç ve kuvvetin yegâne sahibi olan Yüce ALLAHımız! Sen Kavî'sin, biz ise Sen'in zayıf, aciz ve muhtaç kapıkullarınız. Zayıf ve acizleri Sen'den başka kim koruyup kollayabilir ve ihtiyaçlarını giderebilir! Ne olur, salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de sürpriz lütuflarınla sevindir ve üzerimizdeki nimetlerini tamamla! Bize ve yeryüzünün değişik yerlerinde hizmet eden bütün kardeşlerimizden tasa ve elem sebebi olan kötülüklerin hepsini bertaraf et!
Ya Rabbenâ ve ya İlâhenâ! Günahlara tevbe etmenin karşılığı gönülden duyulan nedametse şayet, Sana yemin ederiz ki, yapıp ettiklerimizden bin kere, yüz bin kere pişmanız. İstiğfarda bulunup Sen'den bağışlanma dilenmek hataların defterden silinmesine bir vesileyse şayet, yürekten istiğfarda bulunuyor, bu nâçar kullarını da yarlığayacağını ümid ediyoruz. Evet, ümidimiz budur ve hoşnutluğunla gönlümüze sürûr salacağın âna kadar da bu kapıyı asla terk etmeyeceğiz.
Ey ızdırar içerisinde hafakanlar yaşayan muzdarr kullarının niyazlarına icabet buyuran... Ey zararları kaldırıp telâfi eden.. Ey iyilikleri karşılıksız ve en büyük olan.. Ey gizli gizli cereyan eden işlere de nigehbân olan Yüceler Yücesi ALLAH'ımız! Huzuruna sermayesiz geldik; nâçâr, Sen'in cömertliğine ve keremine sığınıyor, rahmet denizlerinden hissedar olmak istiyoruz. Dualarımıza icabet buyur ve bizi ümitlerimizde, dileklerimizde haybet ve hüsrana uğratma.. Tevbe ile teveccühümüzü karşılıksız bırakma!
Ey kudreti sonsuz, merhameti nihayetsiz, bütün âlemlerin yegâne sahibi Yüceler Yücesi Rabb'imiz! Sen'in dinine, Kitabına, Peygamberine ve masum kullarına düşmanlık besleyen cahil, kaba, insanlık ve medeniyet mahrumu zalim birtakım insanlar göz göre göre zorbalık ve derebeyliği yapıyorlar. "La havle ve lâ kuvvete illâ billah" hazinelerinin tek sahibi Sen'sin. Ne olur Yüce Mevlâmız, düşmanlık hisleriyle oturup kalkan, inanan insanlar aleyhine sürekli komplo üstüne komplolar kuran o kimselerin düşmanlık hislerini kalplerinden söküp at. Bu haddini bilmez, insafsız tipler şayet salah yolunu seçmezler, fitne ve fesatlarına devam ederlerse, Sen onların ellerini, kollarını bağla, ayaklarına prangalar vur. İnananların aleyhine kullandıkları ne kadar yol-yöntem, imkân ve malzeme varsa, hepsini ellerinden çekip al. Menfur emellerine ulaşmalarına fırsat verme ve bizi o tiran bozması zalimlerle karşı karşıya bırakma. Nusretinle, hıfz u inayetinle bu aciz ve çaresiz kullarını te'yid buyur!
Duamızın evvelinde salât ü selamla kaldırdığımız ellerimizi bir kere daha Efendimiz'i, O'nun tertemiz, dupduru, pırıl pırıl aile fertlerini, yıldızlar kadar yükseklerde dolaşan ashabını hayırla yâd ederek indiriyor ve bizi ellerimizi boş ve hüsran içinde geri çevirmemeni diliyoruz Rabbimiz! Amin...
Leyle-i Miracınız tebrik eder hayırlara vesile olmasını cenab-ı haktan niyaz ederim.baki selam ve dua ile ablacığım |
| Bağlantı |
13/7/2009 - ..... |
Yazan: kayipsehirler |
eller kalkınca semaya samimiyetle gök yüzü dize gelirmiş...el o ki herşeyi erermiş...sevgiler..
****
Sevgili arkadaşım...
Sizede sevgiler
Düzenleyen kaprislikalp gün: 15/7/2009 saat: 11:35 |
| Bağlantı |
11/7/2009 - Merhaba... |
Yazan: gulnagme |
Uzun bir zaman blogdan uzak kaldım yoğunluğum nedeni ile ve tekrar döndüm çok sevdiğim bloguma.Kavuştum sizlere...
Bu akşam biraz zaman ayırma fırsatı yakalamışken kendime,
dost sayfaları şöyle bir gezeyim, neler dökülmüş gönüllerden bir göreyim dedim.
Selam ve saygılarımı bırakıyorum.
Her şey gönlünüzce olması dileğiyle.
Hoşcakalınız
*****
Hoş geldin sevgili Gülnağme bloga ve dost gönüllere.
Ziyaretin için teşekkürler, vefalı dostlar tarafından hatırlanmak güzel.
Her şey gönlünce olsun.Sevgimle
Düzenleyen kaprislikalp gün: 15/7/2009 saat: 11:42 |
| Bağlantı |
5/7/2009 - Asii |
Yazan: ciqolata |
cok ama cok guzeldi
Rabbim bedduaya degilde duaya duran ellere, dusuren degilde kaldiran ellere, tembellesen degilde calisan ellere yakin olmayi nasip etsin, onlardan olmayi....
terar tskler bu harika paylasim icin yuregine saglik...
sevgimle
****,
Sevgili Asim...
Bu güzel sözler için ne denir ki.
Amin...
Vefalı ve güzel yürekli dostum benim.
Sevgiler
Düzenleyen kaprislikalp gün: 15/7/2009 saat: 11:44 |
| Bağlantı |
30/6/2009 - Merhaba... |
Yazan: guldestee |
Geldim...
Dost ellerinizi yeniden tutmaya geldim...
Sevgiyle...
****
Hoş geldin güzel insan...
Seni tekrar bu sayfalarda görmek çok güzel
Sevgiler
Düzenleyen kaprislikalp gün: 15/7/2009 saat: 11:46 |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
İnsan... Sevebildiği kadar insandır.






|




|