11/11/2008 - MARTILAR

Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış. Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış. Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini kapatır, ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış.
Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze gelmişler... O an fakir delikanlı prensese inanilmaz bir aşkla tutulmuş. Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve günlerce uyuyamamış. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de onu tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış. Sonunda dayanamayan fakir delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler. Fakir delikanlı hemen duvardan atlamış ve prensesle konuşacağı anda saray muhafızlarına yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılan delikanli ölümle cezalandırılacağını bildiğinden krala prensese duydugu aşkını anlatmış.
Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına dayanamayarak delikanlıya başka bir ceza vermeyi kabullenmiş.
Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yanlız yaşamaya mahkum etmiş...
Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış... Artık bütün martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını anlamış ve yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar... Zamanla prensesin de yazmış olduğu mektupları fakir delikanlıya götüren martılar aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki... Bir sabah sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii korkulduğu gibi olmamış... Martıların bile aracı olduğu İki gencin arasındaki büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve ağlayarak kızına sarılan kral, hemen bir gemi göndertip fakir delikanlıyı getirtip kendisi ile evlendireceğini söylemiş.
Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş. Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar...
Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış... Biraz ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu ariyorlarmış...
Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar...
İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup, o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar.
Alıntı
|
|
Yorum yaz!
|
2008-11-19 20:37:43 - Merhaba |
Yazan: gulnagme |
Duygusal bir yazı...
Daha öncede Ömer Köroğlu2nun sesinden dinlemiştim.
Emeğinize sağlık.
Şiirimizde farklı ve olumlu bir yeri vardır martıların...
Martısız bir İstanbul şiiri olmaz mesela...
Yoksa bu kentin gökyüzündeki pırıltıyı yansıtamazsınız mısralarınıza.
Aksi halde, yansıyan yalnızca bir mavilik olacaktır.
Yalnızca bir renk...
Yaşamından, hareketliliğinden, coşkusundan, heyecanından arınmış bir renk yalnızca...
Ve o şiir; martısızsa eğer, öksüz kalacaktır.
Martısız bir deniz şiiri de olmaz.
Ya da içinde denizin anlatıldığı bir şiir.
Olmaz...
Balıklar ve yakamozlarla yıkanan dalgalar kadar önemlidir Martılar deniz için...
Hoşcakalınız.
****
Gülnagme...
Ne hoş bir anlatım
Martıların deniz ve gökyüzü için vazgeçilmez bir unsur olmaları.
Şiirlere ayrı bir renk ve mana kattıkları bir gerçek her zaman.
Sevgiler sana canım.
Düzenleyen kaprislikalp gün: 19/11/2008 saat: 22:35 |
| Bağlantı |
2008-11-19 01:46:09 - Merhaba... |
Yazan: pasiflora61 |
Perim nasılsınız,bir merhaba demek için uğradım...
Biliyorum blogunuzla pek ilgilenemiyorsunuz ama siz iyi olun da bu sorun değil bence...
Kendinize iyi bakın...
****
Canım çok teşekkür ederim...
Evet blogumla ilgilenemiyorum pek ve siz güzel yürekli dostlarımı ihmal ediyorum biraz.Fakat unutmuyorum hiçbirinizi, çok şükür iyiyim öpüyorum seni yürekten canım.
Sende kendine iyi bak şiir yüreklim...
Düzenleyen kaprislikalp gün: 19/11/2008 saat: 22:32 |
| Bağlantı |
2008-11-18 11:56:57 - :) |
Yazan: uzakdost |
Güzel bir masal gerçekten.
Artık deniz üzerinde uçuşup duran martıları biraz daha anlamlı seyredeceğiz demek oluyor bu.
****
:)
Düzenleyen kaprislikalp gün: 19/11/2008 saat: 22:28 |
| Bağlantı |
2008-11-15 13:38:38 - *-* |
Yazan: kelebeklisaniyeler |
Canim hikaye çok guzel ve bende çok duygulandim,acaba çok mu duygusalim beni bir söz bile etkileyebilir,isterdim ki sonu mutlu bitsin,ama malesef hayat gibi hersey kolay olmuyor,ama iste güzel bir hikayedi sayende kitap okur gibi hissetim kendimi,senin o güzel yüregini öpüyorum canim arkadasim,kendine iyi bak...
*****
Kelebeğim sen çok hassas kalpli ve duygusal birisin.
Bende mutlu sonları çok severim, demişsin ya...
Hiç bir şey kolay yaşanmıyor, mutlaka zor yanları, umutsuzlukları
oluyor tıpkı hayat gibi.
Bende senin o güzel yüreğini öpüyorum canım.
Sevgiler sana en kocamanından.
Düzenleyen kaprislikalp gün: 16/11/2008 saat: 22:26 |
| Bağlantı |
2008-11-14 14:37:02 - Merhaba... |
Yazan: pasiflora61 |
Ne kadar güzeldi...
Demek ki boşuna değilmiş martılardan mektup beklememiz...
Belki bir gün bize getirecekleri mektubu bulur ve gelirler kimbilir...
Hala gelmediklerine göre demek ki denizin üzerinde uçup sürekli düşürdükleri mektubu arıyorlar...
Sizi seviyorum...
Ben çok duygulandığımda fazla yazamam,kaçmayı tercih ederim...
Kendinize iyi bakın...
****
Evet artık biliyorum martıların neden hep denizin üzerinde uçup durduklarını.
Hala o kayıp mektubu arıyorlar, kimbilir bulup getirirler belki seven yüreklere.
Sevgiyle kal canım Pasifloram
Düzenleyen kaprislikalp gün: 16/11/2008 saat: 22:29 |
| Bağlantı |
2008-11-14 07:38:54 - Günaydın Hayırlı Cumalar |
Yazan: sukruyilmaz |
Gunaydin Eger herkes dost sandigi kimselerin bir de kendi arkasindan soylemis olduklarini duysaydi,dunyada pek az dost kalirdi.Sirrini Soyleme Dostuna,Soyler Dostunun Dostuna
Hayirli Gunler Cumaniz Mubarek Olsun Kardesim Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte Neseli Guzel Bir Cuma Gunu Gecirmenizi Dilerim.Sevgiyle Saygiyle vede Saglikla Mutlu Esen Kalin Allaha Emanet OLun.Saygilarimla
DOSTLAR
Dostlar kalir hatirlari beyhude
Kendileri simdi kimbilir nerelerde
Gece coktugunde Istanbul mahser yeri
Goz gozu gormez sesler duyulmaz
Gencligimiz ilkbahar seli
Dostlar gider kalir hatiralari bicare
Alinti:K.Deger
http://www.siirperisi.net/siir2.asp?siir=11340
Sukru Yilmaz
Antakya-Hatay
http://www.sukruyilmaz.net
http://www.sukruyilmaz.net/blog
*****
Şükrü bey...
Çok teşekkür bu güzel sözler ve anlamlı şiir için.
Sevgiler.
Düzenleyen kaprislikalp gün: 16/11/2008 saat: 22:30 |
| Bağlantı |
2008-11-13 22:10:30 - hayırlı cumalar |
Yazan: metekan |
Güneşin pembeliğiyle doğan, saflığıyla süzülen, herkese nasip olmayan mutluluk denen o en güzel duygu sizle olsun. Hayırlı cumalar dilerim
****
Bende sizin için dilerim tüm güzellikleri.
Sevgiyle kalın.
Düzenleyen kaprislikalp gün: 13/11/2008 saat: 22:54 |
| Bağlantı |
2008-11-13 19:27:25 - perim:) |
Yazan: delimavi32 |
paylaştığınız hikayelerin hepsi öyle güzel ki,
insan okurken yaşıyor adeta...
keşke mutlu sonla bitseydi,
keşke o martılar mektubu aramak için değil de iki sevgilinin üzerinde mutlulukla uçabilselerdi...
öpüyorum sizi:)
*****
Mavim mutlu sonları bende çok severim.
Fakat mutluluk çok uzak olabiliyor bazan.
Sevgiler mavim:)
Düzenleyen kaprislikalp gün: 13/11/2008 saat: 21:50 |
| Bağlantı |
2008-11-13 03:41:02 - Perim |
Yazan: yaziruhu |
Harika bir öyküydü...
Sonu hazin, duygusal...
Dilerim ki sevgililer hiç ayrılmazlar birbirinden...
Öpüyorum canım kendine iyi bak...
*****
Gülüm
Bende seni öpüyorum:)
Düzenleyen kaprislikalp gün: 13/11/2008 saat: 21:51 |
| Bağlantı |
2008-11-13 00:21:43 - MRBB |
Yazan: siriusss |
çok güzel bi masaldııı:)) tşkelr paylaşım için..ii gcler.sevgiyle kalın
*****
Bende teşekkür ederim.
Ziyaretiniz için.
Sevgiler
Düzenleyen kaprislikalp gün: 13/11/2008 saat: 21:52 |
| Bağlantı |
2008-11-12 21:44:55 - bugradan.. |
Yazan: byask |
derdimi bazen martılara anlatmak, simidimi onlarla paylaşmak isterdim...
hiç olmadı...
hep çok uzak diyarda kaldılar bana...
yani...ben istedigimden dolayı...
istedigim vakit o gün de gelir elbet...
..
sevgilerimle;)
ÇoCuK
*****
Martılar bana da hep uzak diyarlarda kaldılar.
Umarım bir gün onlarla simidini bölüşürsün.
Sevgiler ÇOCUK.
Düzenleyen kaprislikalp gün: 13/11/2008 saat: 21:54 |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
İnsan... Sevebildiği kadar insandır.






|




|